Dara Antik Kenti (anastasiopolis)
Dara Antik Kenti (anastasiopolis)
Dara Antik Kenti (anastasiopolis)
Dara Antik Kenti (anastasiopolis)
Dara Antik Kenti (anastasiopolis)
Dara Antik Kenti (anastasiopolis)
80 km

Dara Antik Kenti (anastasiopolis)

Tarihi ve Önemi

Ortalama okuma süresi: 2 dk
Tarih boyunca Mezopotamya Ovası'nın bittiği ve Tur Abdin Dağları'nın başladığı stratejik sınır hattında yer alan Dara Antik Kenti, askeri mimari dehasının dünyadaki en kusursuz örneklerinden biridir. İmparator Anastasius döneminde Sasanilerden gelebilecek akınları engellemek amacıyla sıfırdan kurulan kent, kurucusuna ithafen antik kaynaklarda "Anastasiopolis" adıyla da anılır. Çevresi 4 kilometrelik devasa savunma surlarıyla korunan kent yerleşimi; iç kale, kiliseler, saray, pazar yeri, zindanlar, su bendi ve dev sarnıç ünitelerinden oluşmaktadır. Kentin merkezinden geçen antik Cordis deresi üzerine kurulan baraj ve su kanalları, o dönem için dünyanın en gelişmiş su mühendisliği yapılarından birini oluşturmaktadır.

Dara Örenyeri'ni dünya çapında eşsiz kılan en çarpıcı bölüm ise kayalara kat kat oyulmuş anıtsal Mezarlık Alanı (Nekropol) ve Büyük Galeri mezar yapısıdır. 2010 yılında yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan bu üç katlı yeraltı nekropolünde, Ezekiel Peygamber'in mucizesini (yeniden diriliş inancını) simgeleyen kemikler ve yüzlerce insana ait toplu mezar alanları sergilenmektedir. Kentte ayrıca halk arasında yanlışlıkla "Zindan" olarak bilinen, aslen şehre aylarca yetebilecek kapasitedeki 18 metre derinliğe sahip devasa sütunlu Su Sarnıçları yer almaktadır. Üzerinde halen yaşayan bir köyün (Oğuz Köyü) bulunması sebebiyle tarihle günümüz yaşamının iç içe geçtiği Dara Antik Kenti, büyüleyici atmosferi, gizemli yeraltı galerileri ve devasa taş mimarisiyle Türkiye kültür turizminin en prestijli seyahat rotalarından biridir.

Fotoğraflar