Tarihi ve Önemi
Ortalama okuma süresi: 2 dk
Yukarı Dicle Havzası'nın kalbinde yer alan Boncuklu Tarla, Mezopotamya'nın ve Anadolu'nun Neolitikleşme sürecine ışık tutan paha biçilemez bir kültür hazinesidir. İlk olarak 2008 yılında Ilısu Barajı kurtarma projesi yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen höyük, antik mezarlardan çıkarılan binlerce süs eşyası nedeniyle yöre halkı tarafından "Boncuklu Tarla" olarak adlandırılmıştır. 2012 yılından bu yana Mardin Müzesi ve Mardin Artuklu Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen bilimsel kazılar, bu yerleşimin Geç Epipaleolitik dönemden Çanak Çömlek Öncesi Neolitik B evresine kadar binlerce yıl boyunca kesintisiz bir hayata ev sahipliği yaptığını kanıtlamıştır. Bu durum, insanlığın tarım yapmaya başlamadan çok daha önce, henüz avcı-toplayıcıyken bile kalıcı köyler kurduğunu ve yerleşik düzene geçtiğini göstermektedir.
Boncuklu Tarla'yı dünya çapında üne kavuşturan en çarpıcı keşif, içinde dikey steller (dikilitaşlar), payandalar ve kolonlar barındıran 13 bin yıllık devasa kamusal/dini yapılardır. Mimarisi ve iç düzenlemesi sıradan konutlardan tamamen farklı olan bu ortak tapınak alanları, ünlü Göbeklitepe tapınak kompleksinden yaklaşık 800 ila 1000 yıl daha eskiye tarihlenmektedir. Ayrıca arkeologların ev tabanlarının altında ulaştığı intramural mezarlarda; serpantin, kireçtaşı, klorit, obsidyen ve kemik gibi farklı malzemelerden titizlikle üretilmiş leopar, boğa, akrep ve yılan motifli 20.000'den fazla boncuk, kemer tokası, düğme ve küpe cinsi takılar bulunmuştur. Höyükte tespit edilen ilkel su tahliye kanalları ise doğrulanması halinde insanlık tarihinin bilinen en eski kanalizasyon sistemi olarak kayıtlara geçecektir. Henüz küçük bir bölümü gün ışığına çıkarılmış olmasına rağmen Mezopotamya inanç ve estetik tarihini kökten değiştiren Boncuklu Tarla, kültür turlarının ve dünya arkeoloji meraklılarının bölgedeki en heyecan verici odak noktasıdır.
Boncuklu Tarla'yı dünya çapında üne kavuşturan en çarpıcı keşif, içinde dikey steller (dikilitaşlar), payandalar ve kolonlar barındıran 13 bin yıllık devasa kamusal/dini yapılardır. Mimarisi ve iç düzenlemesi sıradan konutlardan tamamen farklı olan bu ortak tapınak alanları, ünlü Göbeklitepe tapınak kompleksinden yaklaşık 800 ila 1000 yıl daha eskiye tarihlenmektedir. Ayrıca arkeologların ev tabanlarının altında ulaştığı intramural mezarlarda; serpantin, kireçtaşı, klorit, obsidyen ve kemik gibi farklı malzemelerden titizlikle üretilmiş leopar, boğa, akrep ve yılan motifli 20.000'den fazla boncuk, kemer tokası, düğme ve küpe cinsi takılar bulunmuştur. Höyükte tespit edilen ilkel su tahliye kanalları ise doğrulanması halinde insanlık tarihinin bilinen en eski kanalizasyon sistemi olarak kayıtlara geçecektir. Henüz küçük bir bölümü gün ışığına çıkarılmış olmasına rağmen Mezopotamya inanç ve estetik tarihini kökten değiştiren Boncuklu Tarla, kültür turlarının ve dünya arkeoloji meraklılarının bölgedeki en heyecan verici odak noktasıdır.







