Tarihi ve Önemi
Ortalama okuma süresi: 2 dk
Nusaybin ilçe merkezinde konumlanan tarihi Zeynel Abidin Camii Külliyesi; cami, minare, iki kutsal türbe, şadırvan, medrese odaları, hazire (mezarlık) ve geniş bir avludan oluşan anıtsal bir komplekstir. Külliyedeki en eski yapılardan biri olan türbenin giriş kapısındaki kitabeye göre, yapı hicri 553 (miladi 1159) yılında Zengiler döneminde inşa edilmiştir. Külliyeyi inanç dünyası için benzersiz kılan unsur, ibadet alanının güneybatı köşesinde yer alan kubbeli oda içerisinde medfun bulunan Molla Zeynel Abidin Hazretleri'dir. Kendisi, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ehl-i beytinden olup, Hazreti Hüseyin'in 13. kuşaktan torunudur. Hemen batı bitişiğinde ise kız kardeşi Seyyidete Sitti Zeynep'in türbesi yer almaktadır. İslam âlemi için kutsal kabul edilen bu soy bağı nedeniyle külliye, asırlardır kesintisiz bir dua ve sığınma kapısı olmuştur.
Mimari plan şeması olarak düzgün kesme taştan "L" biçiminde inşa edilen yapının harim (ana ibadet) alanı, kalın payelerin desteklediği çapraz tonozlarla örtülüdür. Avlunun doğusunda yükselen zarif taş minaresi ise 1956 yılında yenilenmiştir. Yapının en büyüleyici yönü, duvar komşusu olduğu tarihi Süryani Ortodoks Mor Yakup Kilisesi ile günümüzde tek bir bahçe ve avlu çatısı altında birleşmiş olmasıdır. İki farklı semavi dinin ibadethanelerinin bu derece iç içe geçmesi, Mardin ve Mezopotamya coğrafyasındaki yüzyıllara meydan okuyan çok kültürlülüğün, hoşgörünün ve ortak yaşam kültürünün dünyadaki en net ve en nadide simgesidir. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan bu inanç parkı kompleksindeki cami bölümü, aktif ibadete açık olup bölgeye düzenlenen tüm kültür turlarının en prestijli inanç rotasıdır.
Mimari plan şeması olarak düzgün kesme taştan "L" biçiminde inşa edilen yapının harim (ana ibadet) alanı, kalın payelerin desteklediği çapraz tonozlarla örtülüdür. Avlunun doğusunda yükselen zarif taş minaresi ise 1956 yılında yenilenmiştir. Yapının en büyüleyici yönü, duvar komşusu olduğu tarihi Süryani Ortodoks Mor Yakup Kilisesi ile günümüzde tek bir bahçe ve avlu çatısı altında birleşmiş olmasıdır. İki farklı semavi dinin ibadethanelerinin bu derece iç içe geçmesi, Mardin ve Mezopotamya coğrafyasındaki yüzyıllara meydan okuyan çok kültürlülüğün, hoşgörünün ve ortak yaşam kültürünün dünyadaki en net ve en nadide simgesidir. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan bu inanç parkı kompleksindeki cami bölümü, aktif ibadete açık olup bölgeye düzenlenen tüm kültür turlarının en prestijli inanç rotasıdır.